Uçucu Yağlar ve Güneşte Kullanımları

Yaz aylarında güneş altında daha fazla vakit geçirmeyle birlikte güneşin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalıyoruz. Ayrıca cilde uygulanan bazı ürünlerin içinde güneş ışığıyla temas halinde alerjik reaksiyonlara ve fototoksisiteye sebep olan maddeler güneş ışınları ile oluşan riskleri daha artırıyor. Bu sebeple güneş maruziyetinin fazla olduğu günlerde güneş koruyucuların kullanımının yanı sıra özellikle cilde uygulanan her türlü ürüne de dikkat edilmelidir.

Bazı yağlar bileşimlerinde bulunan genellikle “furanokumarin” yapısındaki maddelerden dolayı güneşin etkisiyle fototoksisiteye sebep olabilirler. Bu durum özellikle meyva kabuklarından ekspresyon ya da sıkma ile elde edilen narenciye uçucu yağları ile ortaya çıkar. Furanokumarinler güneş ışığındaki UVA ile reaksiyona girerek cilt üzerinde birkaç saat sonra ortaya çıkan hassasiyet, kızarıklık, şişme, zaman zaman bül oluşumuna kadar giden bir fotodermatit ve ardından lekelenme ile ortaya çıkan toksisiteye sebep olabilir. Örneğin özellikle kozmetik endüstrisinde bergamot uçucu yağından uzun yıllar bronzlaşmayı kolaylaştırmak için yararlanılmış ancak daha sonra ortaya çıkan fototoksik reaksiyonlar ve “fotokarsinojenik” etkilerden dolayı cilde uygulanacak ürünlerde kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Bu durum açık tenli kişilerde daha yoğun şekilde ortaya çıkar. Bu sebeple limon, bergamot, greyfurt gibi narenciye yağları kullanıldıktan sonra 12 saat süre ile güneşe çıkılmamalı, çıkılacaksa ilgili bölge mutlaka kapatılmalıdır.

Bu noktada buhar distilasyonu ile elde edilen narenciye yağlarında furanokumarinler olmadığı için fototoksik etki göstermeyeceği unutulmamalıdır.

Ayrıca fototoksik olduğu bilinen narenciye uçucu yağları doğrudan cilde temas etmediği ve cilde yapışmadığı sürece difüzör ya da koklama ile herhangi bir fototoksik etki göstermez. Bu sebeple masaj ve tedavi gibi amaçlarla kullanılan narenciye yağlarının cilt uygulamalarında dikkatli olunmalıdır. Güneşten korumak kaydıyla 30 ml taşıyıcı yağa 4 damla narenciye yağı damlatılarak yapılan seyreltmeler güvenilir kabul edilir. Diğer taraftan narenciye uçucu yağlarına ilave olarak Angelica kök uçucu yağı ve kimyon uçucu yağı da fototoksik olarak sayılan yağlar arasındadır. Fototoksik etkiden korkmak yerine dikkatli kullanarak uçucu yağlardan yararlanmaya devam edebilirsiniz.

 FOTOTOKSİK UÇUCU YAĞLAR  FOTOTOKSİK OLMAYAN NARENCİYE UÇUCU YAĞLARI
 Bergamot UY (Citrus bergamia) Mandalina UY (Citrus reticulata
Turunç UY (Citrus aurantium) Portakal UY (Citrus sinensis
 Greyfurt UY (Citrus paradisi) Neroli – Turunç çiçeği UY
 Limon UY (Citrus limon) Petitgrain – Turunç yaprak UY 
 Lime UY (Citrus aurantifolia) Limon yaprağı UY
 Angelica kök UY (Angelica archangelica) Buhar distilasyonu ile elde edilen Narenciye yağları
 Kimyon UY (Cuminum cyminum)

Sabit yağlardan da örneğin Sarı Kantaron yağı (maserat yağ) da hassas ciltlerde fototoksisiteye sebep olabilecek bir yağdır ve genellikle uçucu yağlarla birlikte ya da taşıyıcı olarak çok sık kullanılır. Bu sebeple güneşin zararlı etkilerinden korunmak için sarı kantaron yağı da dikkatli kullanılmalıdır.

Kaynaklar:

Paul Forlot et al., Journal of Essential Oil Research, 24(2), 195-201 (2012). Kejlová, et al.,

Toxicology in vitro, 24(8), 2084-2089 (2010)..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir